Gizemli bir adam değilim
Bir ara olmaya çalıştım ama beceremedim.
Resme yeteneğimin olmadığı daha okula gittiğim ilk günden anlaşıldı.
Halime acıyan amcalar ç^alıp vermese
Cebimin bilye göreceği de yoktu.
Geçmiş zaman yalan olmasın
On-on beş metreden bir bilyeyi vurmuşluğum var
Elimi ittirdim diye ütülmüş sayılmıştım ama
Bu hayatta bir başarın var mı deseler hatırladığım bir bu var
Bir de beyaz badanalı köy evi, bulanık sular
Nasıl geçti anlamadım diyor anam
Ne kış belli ne bahar
Dilimle eksik dişlerimi yoklarken düşünüyorum şimdi
bir vakitler Emre olmaya çalıştım önce
Elimi tutan olmadı
Meşk edemedim
Gözümü gönlüme eş edemedim.
Hayali uçurtmaların peşinde taştı sapandı
O hikaye öyle kapandı.
Bir kara çukuru doldurunca bizim babalık
Yanlış anşılmaya mahal vermeyelim şimdi
Üvey değil öz ama lafın ardı kalabalık
Tarla tapan, öküz saban elden gelmedi zati
Ne bir kaz otarabildik, ne oltada alabalık
Geriye bir ahret kaldı uğruna değer çabalık
Buldum sonra kendimi ki Yunus olmaya çalışıyorum
Az gittim uz gidemedim hisseden kıssa
Ama o balığın karnı da içinden çıkılır gibi değil
Dünya mıdır o yoksa, balığın karnı değil?
Ayna karşıma dikildi bir gün
Gördüm ki o sıfat-ı ismet bu suretin harcı değil.
Ee bari iki kelam edip birkaç güzel söz söyleyelim
Bir de ne görelim
Ne eşik o eşik ne beşik o
Ben ne beldeyim ne o beldedeyim,
Ne sözüm taşa benzer ne susum...
Kumaşım o kalenin de burcu değil.
Ne kaldı geriye?
Hah! Karadağlar
Onların da içini boşaltır gibi boşalttım kelimelerin
Kandırdım hepsini kurnaz esnaf saf köylüyü kandırır gibi
Gezdirdim ardımsıra turizm elçisi taksici turist gezdirir gibi,
İçindeki lavlara üfledim, yandırdım.
Daha ne diyeyim
Demeyeyim bir şey.
Senin diyeceğin bir şey varsa
Onu ben dedim say
Hem ne demişti adında dinin kılıcı geçen
Benim için ak türklerden (klavye burayı ak türkülerden diye otomatik düzeltti ki o da iyiymiş)
Ne diyordum, hah!
Benim çün ak türklerden bir bay
Yazmıyor da sayıklıyor
Yazmıyor da sayıklıyor
Yazmıyor da say
Burada kessem ne güzel olurdu ama
Saymak demişken
İşte aklımda kalan birkaç önemsiz detay daha
Şimdi yani tam da şu sıralar
Biraz ruhtan biraz bilimden anlar gibi yaparım
Sayarım yürüdüğüm yılların sayısını
da kim bilir yürünecek kaç yol daha var
Ve haykırmak isterim ki
Susun artık ey insanlar
Çektiğiniz nutuklardan daha çok şey anlatır.
Başına kuru bir taş dikilmiş bir mezar
Anladınız susmam zor, taşmak istiyorum seller gibi sular süpürmek
Gözlerinden sevdalar aşırmak istiyorum
O renkli o siyah beyaz o jazz
Biraz çiçek dermek istiyorum, yoluna sermek biraz
Dağ taş uyusun kurt kuş uyusun yarın günlerden pazar
Benim uyuyacağım yok derken uyuyakalmışım iyi mi?
Ertesi sabah devam edebiliyorum şuncağızı yazmaya
Olmasa da bugün günlerden pazar
Gözlerine bakınca gönlümü taşırmak istiyorum
Ha sen bir düş imişsin ha ben dünyamı şaşırmışım ne çıkar?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.