2 Aralık 2025 Salı

Cana cengini veren madde


Saymakla sayıklamak arasında devindim durdum.
Hangisi ümit, hangisi korku bilmeden üstelik
okuldan kaçtığım ilk ders gününden beri
zaman, diyorum efendiler, zaman…
O ileri, ben geri.

Biraz misket yarası, biraz kül ve harmanda saman sesleri.
Hayat sınarken ölümle beni
tırnaklarımla, dişlerim arasında kaldı bazı şeyler
okula kaçtığım o günden beri.

Hatırımda bir yerlerde hâlâ
bir cuma sabahı selâ verilirken
cismini yitiren gölgeler gibi
sallanır durur pencerede çocukluğum,
bir ileri bir geri.

Ne aradım bunca yıl ardına düştüğüm cümlelerin?
Sırtımda ne arar beni bir küfür yerine savuran şu rüzgâr seli?
Yetişsin gayrı yurduna tüm mülteci kelimelerin;
bir çağlayan kadar ağır ve bir tüy kadar seri.

Göçerken o şehirden
bir gün beni yeniden doğar belki diye
coğrafyadan çalıp
sırt çantama attığım o nehri…
Öğretmenim, bir resim çiz bana;
ben unuttum kaldığım yeri.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.